Aile Hekimleri bir kez daha Ankara’da toplandı

Sağlık


Türkiye’nin dört bir yanından aile hekimleri ve aile hekimliği sağlık çalışanları haklarını aramak için Ankara’daydı.

Anıtpark’ta toplanan aile hekimleri burada bir basın açıklaması yaptı.

Açıklmada şu ifade de bulundular:

Yüzyılın en büyük salgınında sağlık çalışanlarına yapılan haksızlıklar tarih boyunca asla unutulmayacaktır. Adaletsizlik ve haksızlıkların büyüklüğü salgının gölgesinde kalmış, değersizleştirme hiç olmadığı kadar büyük olmuştur.

Aile hekimliği çalışanları, diğer meslek grupları ve sağlık çalışanlarından soyutlanmış, Adeta sistematik baskı, psikolojik şiddet ve hatta mesleki yok sayılma ve görmezden gelmeye maruz kalmıştır.

Son on yılda yaşanan gelir kaybı %60ların üzerine çıkmış, sağlık çalışanları artık sistemde daha fazla kalmaktan imtina eder hale gelmiştir. İstifalar daha fazla konuşulur olmuş ve emeklilik dönemi gelen pek çok hekimin emekliliğe ayrıldığı bir süreç yaşanmıştır. Bunu görmezden gelenler hala duyarsız.

19 aylık dönemde pandeminin kahramanları, çalışmalarına hiç ara vermeyen, verilen tüm ek görevleri öz veri ile yerine getiren aile hekimliği çalışanları üvey evlatlıktan da çıkarılmış, en çok hayatını kaybeden meslek grubu olmasına ve salgında en çok emek harcayan grup olmasına karşın değersizleştirme sürmüştür.

Önce şartlı pandemi ek ödemesi ve sonra şartlı, adaletten hakkaniyetten uzak Covid19 aşılama ek ödemesi yine ayrıştırmanın ve hukuksuzluğun diğer adı olmuştur. 30 Haziran’da yayımlanan aile hekimliği ödeme ve sözleşme yönetmeliği diğer adıyla ceza yönetmeliği fiyaskosu ceplerimize el uzatmış, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının aklıyla alay eder şekilde ve salgında hakkımızı yok sayan şekilde düzenlemeler içererek adeta giyotin olup başımıza kast etmiştir.

Katlanan cezalar, darp edildiğinizde kendinizi savunma hakkınızı dahi elinizden alan ceza puan tehdidi, idareye sınırsız yetki veren düzenlemeler, entegre hastanedeki hekimlere yapılan adaletsizlik, süt izni için hizmet devamını dikkate almayan yeni uygulamalar, basına demeç verme hakkını engelleyen ceza baskısı, cezaevi hekimlerinin carilerini tırpanlamak, sözleşme değişiklikleri ile 150 puanla fesih tehdidi başta olmak üzere ceza tehditleri benzeri görülmemiş bir haksızlığın örnekleri olmuştur.

Daha ne kadar ileri gidebilirler derken gelirlerimize ortak olmaları, ceza yönetmeliği ile salgında Hyp bahanesi ile maaş kesintisi dayatması akıldan ve bilimden uzak, hayatın olağan akışına aykırı düzenlemeleri ve başka ülkelerden copy paste zihniyet ile Ülkemiz gerçeklerinden uzak, açık bir akıl tutulmasıdır.

Burada bulunan binler ve gelemeyen on binler boyun eğmeyecek.