”Aslan yürekli Richard” Türkiye’yi unutamıyor

Spor


MEHMET BAYER – 15.09.2021 – HİBYA – Türkiye basketbol liginde, 1987-1989 sezonlarında Eczacıbaşı, 1989-1992 sezonlarında Fenerbahçe, 1992-1994 sezonlarında ise Efes Pilsen forması giyen, başarılı sporcu kimliğinin yanı sıra sempatik tavırlarıyla taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kurduğu Türk basketbol severlerce ”Aslan yürekli Richard” lakabını alan ABD’li eski basketbolcu Larry Richard, Türkiye’de geçirdiği yılları hala özlemle anıyor.

Basketbolu bıraktıktan sonra, ABD’nin Los Angeles kentinde, Kaliforniya eyaleti için kolluk kuvvetlerinde görev yapan Richard, HİBYA’ya Türkiye’de geçirdiği yılları anlattı.

”Türkiye’de geçirdiğim tüm yıllar harikaydı” diyerek sözlerine başlayan Richard, kendisine Türkiye’de oynama fırsatı verdiği için Nur Gencer’e müteşekkir olduğunu söyledi.

– Hep kazanmak istedim

Richard, Eczacıbaşı’na geldiğinde genç olduğunu, ilk kez yurt dışında oynayacağını belirterek, ”Her zaman sadece kazanmak istedim. Çok çalışacaktım ve hedefim her maçı kazanmaktı. Antrenmanları çok ciddiye aldım. Türkiye’ye ilk geldiğimde Eczacıbaşı için oynayacaktım. Kimse takımımızın başarılı olabileceğini düşünmüyordu, çünkü çok gençtik. Ama bildiğiniz gibi sonrasında şampiyon olduk. Performansım iyiydi ama ben asla tatmin olmayanlardanım. Hep kazanmak istedim.” dedi.

Forma giydiği kulüplerde takım arkadaşlarının harika insanlar olduğunu, en güzel günlerini geçirdiğini, bir çoğuyla hala görüştüğünü aktaran Richard, Türkiye’yi çok sevdiğini, kendisi için mükemmel bir yer olduğunu dile getirdi.

– Hastayken bana çorba getiren komşularım vardı

Richard, Türkiye’de geçirdiği yıllarda Fenerbahçe ile şampiyonluk kazanmasını, Efes Pilsen’le Avrupa Kulüpler Kupası’nda final oynamasının unutulmaz anlar olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

”Efes’te çok yakın arkadaşlarım oldu. Can Sonat, Yusuf Erboy, Volkan Aydın, Tamer Oyguç. Bana göre o dönemin en iyi basketbolcusu Harun Erdenay’dı. Türkiye ligini hala takip ediyorum. Hem Efes’i hem de Fenerbahçe’yi izliyorum. En iyi arkadaşım Pete Williams’tı. Hala Türkiye’yi ve oradaki anılarımızı konuşuruz. Bize karşı çok iyi olan insanlar vardı. Keşke oraya gidip herkese teşekkür edebilseydim.. Bazı komşularım vardı. Hastayken bana çorba getir, her zaman iyi olduğumdan emin olmak isterlerdi.”

En fazla sevdiğin takım hangisiydi? şeklindeki soruyu yanıtlayan Richard, ”Her iki takımı da çok sevdim, o yüzden takım seçemiyorum. Efes için oynadığımda Avrupa şampiyonu olamasak da finale kalmamız Türk basketbolu için çok önemliydi. Ertesi yıl şampiyonlar grubunda birinci olduk. Türk basketbolu için bu bir ilkti. Çok güzel şeyler yaptık, bu yüzden bugün Türk basketbolu bu kadar güzel ve ileride.” ifadesini kullandı.