35° Az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

Emre Belözoğlu, Töre’yi kurtarabilir miydi?

Spor Haberleri - 06/30/2020 17:40 A A

Futbol Oyun Kuralları kitabının 5.maddesi: “Kararlar, hakemin yeteneğinden en iyi şekilde yararlanılarak oyun kurallarına ve ‘oyunun ruhuna’ uygun olarak verilir ve oyun kuralları çerçevesine uygun hareket etme hakkına sahip olan hakemin kanaatine dayanır. Hakemin, bir golün kabul edilip edilmemesi ve maçın sonucu da dahil olmak üzere, oyun ile ilgili verdiği tüm kararlar nihaidir” der…

Ayrıca, bir hakemin ‘oyunu tekrar başlatmamış olmak şartıyla’ bir kararını ancak ‘diğer bir maç görevlisinin uyarısıyla’ veya ‘kararın yanlış olduğunu fark etmiş’ ise değiştirebileceğini ifade eder.

BÜLENT YILDIRIM

Hakemin kararı nasıl değişebilir?

Buradan da anlaşılacağı gibi; bir hakem kararını ancak kendisinden daha iyi bir görüş açısına sahip olan yardımcı hakeminin (4.hakem, VAR dahil) uyarı ve tespitiyle ya da kararının yanlış olduğunu kendisi hemen idrak ettiği an değiştirebilir. Bu idrak nasıl gerçekleşir?
Ya bir düdüğü çaldığı anda, kendisinin refleks ile yanlış bir karar verdiğini anında fark eder ya da olaya konu oyuncuların açık ve samimi beyanları sonucunda, öncesinden görmüş olduğu resme uygun bir şekilde yapılan beyandan ikna ve emin olursa! Zira, sahada her şey yönetici konumda olan hakemin kanaatine dayanır!
Kurallarda da yazıldığı gibi hakem ‘aksi yönde bir beyan olsa bile’, kendi kararından emin ise asla kararını değiştirmek gibi bir durumu yoktur, zira hatalı da olsa onun vermiş olduğu karar nihaidir!

Gökhan-Emre mücadelesi

Ancak, zaman zaman maç içinde verilen hatalı korner ya da taç atışı gibi bazı kararlarda istisnai olarak oyuncuların hakeme son temas konusunda yardımcı olduklarını ve bazı kararların değiştirilebildiğini değişik liglerden ve kendi ligimizden de biliyoruz.
Hafta sonu lig gündeminin en temel tartışma konularından bir tanesi, –maçın hakeminin yer almaya çalışırken bulunmuş olduğu yanlış açıdan kaynaklı olarak farklı algıladığını düşünüyorum– hatalı bir 2. sarı kartla oyundan ihraç edilen Yeni Malatyaspor’un formda oyuncusu Gökhan Töre ile bu pozisyona konu ikili mücadelenin diğer tarafı, ligimizin en tecrübeli ve en kariyerli oyuncularından birisi olan Fenerbahçe Kaptan Emre Belözoğlu’nun maç akşamı basına yapmış olduğu açıklamalar oldu.

Hakeme VAR’a bakmasını söylmemiş ama…

Hakeme VAR'a bakmasını söylmemiş ama...

Medyadan öğrendiğimize göre Gökhan Töre özetle; o pozisyonda Emre’ye faul ve sarı kart gerektiren hiçbir temasının olmadığını, zaten hatalı görmüş olduğunu düşündüğü ilk sarı karttan dolayı hava topuna çok dikkatli çıktığını, hakemin 2. sarı kartı göstermesinden dolayı çok şaşırarak hem hakeme hem de Emre’ye kart görmesini gerektiren hiçbir eylemde bulunmadığını ifade ettiğini, sahadan çıkmadan önce hakeme isterse VAR monitöründen durumu kontrol edebileceğini söylemesi üzerine, hakemin kendisine 2. sarı kartın izleme prosedürüne dahil olmadığını söylediğini ve bunun üzerine oyun alanından çıkarak direkt, soyunma odasına gittiğini, bunun akabinde Emre ile hakem arasında bir diyalog yaşanıp yaşanmadığını bilmediğini anlatıyor.

Hakem çok çabuk kartı gösteriyor

Emre Belözoğlu ise özetle, pozisyonda bir şekilde burnundan acı duyması sonucu yüzünü tutarak yere uzandığını, rakibine kart göstertmek gibi bir niyetinin olmadığını, hakeme de Gökhan Töre’nin kendisine kasıtlı bir müdahalede bulunmadığını söylediğini belirtiyor.
Müsabaka sonrasında geçen zaman içerisinde, Merkez Hakem Kurulu’ndan (MHK) durumu açıklayan hiçbir resmi açıklama gelmeyince biz de sahada neler yaşandığını maçı canlı yaşayan insanlara sorduk. Öğrendiğimize göre; hava topu teması sonrası Emre yüzünü tutarak yere yatıyor ve o esnada sakatlık kontrolü vs uzunca bir süre geçiyor. Pozisyonun hemen ardından hakem çok çabuk kart uygulaması yapıyor, 2. sarı kart ve kırmızı kartın gösterilmesi üzerine, Gökhan anında hakeme durumu açıklamaya çalışıyor ve daha sonra ise yerde yatan Emre’ye giderek bir şeyler söylüyor. Hakemle tekrar kısa bir konuşma yapıyor ve sonra oyun alanından çıkıyor. Oyun yeniden başlamak üzereyken, yerden kalkmış olan Emre, o zaman hakeme bir şeyler söylüyor ve hakem oyunu yeniden başlatıyor.

Karar değişikliği mümkün değildi artık

Maç görüntülerinden ve maçı stadyumda yaşayanlardan edindiğimiz izlenim, Emre’nin pozisyonla ilgili düşüncelerini muhtemelen maç başlamak üzereyken çok sonradan ifade etmiş olduğu yönünde. Sonuç olarak, iyi niyetle sonradan ifade edilmiş olsa bile, bir hakemin vermiş olduğu kararını bu şartlar altında yeniden değerlendirebilmesi ve kararını değiştirilebilmesi fiilen mümkün değildir!
Maçın hakemi Ali Şansalan’ın bir açıklama yapma şansı yok ve bu konuda tek yetkili merci MHK! Kurallara ve içtihatlara göre MHK ihtiyaç duyması halinde resmi bir açıklama yapabilir ya da maçın hakemine bu konuda bir yetkilendirme yapabilir ki bunu görmedik.

Saniyede 166 nabızla karar vermek!

Saniyede 166 nabızla karar vermek!

Bütün bunlar değerlendirildiğinde, pozisyona ilişkin anlık bir resimle ve yanlış algı ile karar vermiş olan genç hakem Ali Şansalan hakkında özellikle kulüp yetkilileri, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve bazı siyasiler tarafından acımasız ve çok ağır ithamlarda bulunulduğunu hatta hakemin kariyerinin bitirilmesinin istenildiğini üzülerek görmekteyiz.
Zira, genç ve idealist ancak henüz yeterli tecrübesi olmayan Ali Şansalan’ın asla ve zinhar kötü niyetli olmadığına ve vermiş olduğu bu hatalı karardan dolayı bu duruma dünyada en çok üzülen insanın kendisi olduğuna eminim! Elbette küme düşme hattında ciddi savaş veren bir şehrin taraftarı olarak bakıldığında hata büyük ve maçın seyrine tesir etmiş olabilir. Bununla birlikte, 165-166 nabız ortalamasıyla, 1 saniyeden az sürede oto-refleks bir muhakeme ile verilen bu anlık ve tek karelik kararlarda maalesef zaman zaman hatalar olacaktır. Hata insanın ve futbolun doğasında vardır. Bunu kabul edebilecek olgunluk seviyesine ulaşabildiğimiz gün zaten ülke futbolunun çok daha üst düzeye taşınabileceğine inanıyorum!

20 Şansalan’a daha ihtiyaç var

Her insan gibi hakem de maç yönetirken hata yapabilir. Dünyada ve ülkemizde kariyerinde büyük hata yapmamış tek hakem bulamazsınız. Hatta dünyaca ünlü hakem hocalarının bir sözü vardır: “Büyük hakemler, büyük hata yaparlar!”
Sonuçları ne olursa olsun, çok hatalı bir kararın ya da çok kötü performans gösterilen bir maçın ardından asla hiçbir hakemin kariyerinin sorgulanmaması gerektiğine inanıyorum. Buna örnek olarak dünyadan binlerce örnek gösterebilirim.
Haklı olarak büyük tepki gösteren bu kişilere, bir hatalı kararının ardından hemşerileri olan bir hakemin sözleşmesinin feshine karşı vermiş oldukları ve benim de çok haklı bulduğum tepkilerini hatırlatmak isterim.

Elbette haklısınız! Zira, hakem yöneticileri tarafından, farklı gayelerle hakemin kolaylıkla kurban verildiği başka örnekleri de düşünerek bunun karşılığında siz de kurban istiyorsunuz! Ve bu durum ‘hatalı yönetimsel yaklaşımlardan dolayı’ maalesef özellikle bu sezon bir ‘moda’ haline geldi! Her önemli maçı ya da puanı kaybeden kulüp, o hakemin hakemliğini bitirmeye oynuyor! Sizlere şunu hatırlatmak isterim ki, eğer liglerimizi sağ salim oynatmak ve minimum hata ile tamamlamak ve ligin genel kalite düzeyini artırmak istiyorsak ligimizin; özgüvenli, kafası ve vicdani rahat, hata yapmaktan korkmayan, kaliteli yönetici, eğitimci ve spor psikologlarına ihtiyaç duyan en az 20 daha Ali Şansalan’a ihtiyacı var!

HAFTANIN GENEL HAKEM DEĞERLENDİRMESİ

Edin Visca boş yere oyundan atıldı

29.Haftanın lideri Başakşehir FK- Galatasaray müsabakasında; maçın hakemi Ali Palabıyık muhtemelen maçın sonucunun da etkisiyle genel anlamda kabul gördü. Buna rağmen, teknik anlamda maç içerisinde ciddi hatalı yorum ve kararları olduğunu gözlemledik.
Özellikle, maçın henüz 18. dakikasında Saracchi’nin gecikmiş bir ayak müdahalesiyle Visca’nın ayağına kontrolsüz bir şekilde ayak tabanıyla bastığı 2.sarı kartı gerektiren ihlalin hakem ekibi tarafından kaçırılması dikkat çekti.
35’de Visca istemsiz bir şekilde yerde yatan Ömer Bayram’ın yan ayak bileği üzerine pozisyon gereği ve doğal aksiyonunun devamında bastı, eğer kasıt olsa kırmızı gerekirdi; ancak kazara gerçekleşen bu eyleminde kötü niyet yoktu ve hakemin değerlendirmesi doğru idi.
Mahmut-Ö.Bayram ikili mücadelesinde verilen sarı karta katılmıyorum.
İrfan Can Kahveci’nin kendisini takip eden Donk’un yüzüne yapmış olduğu kontrolsüz kol-dirsek karışımı darbesinin karşılığı, hareketin şiddet ve yoğunluğunun az olmasından dolayı sarı kart idi, hakem kaçırdı.

Ceza alanında Donk -Crivelli mücadelesinde Donk topa ayak ucuyla vurdu ve topa basan Crivelli yere düştü, bir faul ve penaltı yoktu.
Kornerden gelen topa kafa vurmak için yükselen Belhanda’ya Demba Ba tarafından ceza alanı içinde yapılan riskli şarjı net bir şekilde gören hakemin değerlendirmesine saygı duyuyorum.
Ancak, yerden seken topa vurmak için hem Visca hem de Seri tarafından havada aynı anda savrulan ayakların çarpışması sonrasında Edin Visca’ya gösterilen 2.sarı kartı kabul etmek mümkün görünmedi.
Maçın hakemi MHK tarafından çok başarılı bulunmuş olmalı ki hemen ertesi gün TFF 1.Liginin en önemli maçına ödül olarak atandı!

Bu haber 35 kez okundu.
BENZER HABERLER