Finansal istikrarı desteklemede sıkı duruş

Güncel


https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/82b86baf-01ad-4eb1-a01d-2210c21fa37d/F%C4%B0R32_TAM+MET%C4%B0N.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-82b86baf-01ad-4eb1-a01d-2210c21fa37d-nCNUPbu

TCMB, Mayıs 2021 dönemi Finansal İstikrar Raporu’nu yayınladı. Raporda TCMB, dış ve geçici oynaklığa karşı ekonomiyi desteklemek için sıkı parasal duruşun sürdürüleceğini söyledi. Raporda, fiyat istikrarı temel unsurunu sağlamak için tüm araçların kararlılıkla kullanılacağı vurgulanırken; enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınmasında sıkı parasal duruşun önemli bir tampon görevi göreceği belirtilmektedir. Kredi büyümesinin, son Rapor döneminden itibaren düşüşe geçtiği gösterilirken, sıkı parasal duruşun yanı sıra geçmiş dönem kredi kampanyalarının sonlandırılmasının bunda etkili olduğu görülüyor. Bankaların ihtiyatlı provizyon politikalarının kapsamında sermaye ve likidite tamponlarının bozulmadan kaldığı ve varlık kalitesinden kaynaklanan risklerin de yönetilebilir olduğu düşüncesi, raporda ön plana çıkan başlıklar arasında.

 

Cari işlemler dengesinde, açık azalma eğiliminde. Bu yoğun bir şekilde ihracattaki artış tarafından desteklenirken; altın ithalatı ve kredilerdeki yavaşlama da ithalatı yavaşlatıcı etki yapıyor. Ancak şu an ithalat açısından yukarı yönlü risk teşkil eden başlıca etmen döviz kurları ve artan enerji ve hammadde faturası. Söz konusu unsurun, enflasyon açısından da ilave riskleri artırmasından mütevellit; kur artışlarının benzer doğrultuda devam etmesi enflasyonun %17’lerde tutulmasını zorlaştıracaktır. ÜFE ile TÜFE’nin arasının 18 puan olduğu bir ortamda, halen yansımamış bir tüketici enflasyonu efekti açısından güncel kur artışları enflasyon beklentilerinin kontrol edilmesini zorlaştırmaktadır.

 

TCMB, reel sektör döviz pozisyonlarındaki iyileşmenin devam ettiğini görüyor ve tüketici kredilerindeki düşüşün devam etmesini bekliyor. Sıkı parasal duruş, kredi çıkışlarını limitleyecek bir etkide bulunuyor. Buna karşılık, döviz artışları reel sektörün döviz borçlarını çevirme kabiliyetini azaltan bir etki yapıyor. Bunun dışında BDDK’nın kredi esnekliğine dair geçici düzenlemeyi uzatma ihtimali çerçevesinde, TGA’ların reel yansıması öngörülenden fazla olabilir.

 

Koronavirüs salgınına ilişkin olarak dünyada kapanma önlemlerinin hafifletilmesi, önemli, bir ekonomik toparlanma etkisi olmasını sağlamıştır ve aşılama ile beraber gelişmiş ülkeler toparlanmayı hızlandırmaktadır. Bu kapsamda, Merkez bankalarının pandemi döneminde pompaladıkları fazla likiditeyi geri çekme aşamasında, ilerleyen döneme ilişkin para politikalarını normalleştirme ve faizleri yükseltme yolunda gidecekleri yol, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin sermaye pozisyonları bağlamında risk teşkil etmektedir. Bu bakımdan, kontrol dışı olan Fed ve diğer Merkez bankalarının politika aksiyonlarına karşı gelişmekte olan ülkelerin finansman tamponlarını sıkılaştırmaları gerekmektedir.

 

Kaynak Tera Yatırım
Hibya Haber Ajansı