Bahar Bayramı, aile buluşmasının ötesine geçti

Güncel


Çinlilerin en önemli geleneksel bayramı olan Bahar Bayramı için kutlamalar 6 Şubat’ta sona erdi. 7 Şubat’ta Kaplan Yılı’nın ilk iş günüde herkes iş başına döndü.

Pandemi sırasında üç Bahar Bayramı geçti. Seyahat kısıtlamaları nedeniyle evlerine dönemeyenler, bayramın olmazsa olmazı olan aile buluşmalarından mahrum kaldı. Çok sayıda kişi çalıştığı veya eğitim aldığı kentte kalmayı tercih etti. Memleketlerinden uzakta insanlar farklı bayram kutlama biçimleri geliştirdi.

Salgın şartları, bayramın tadını etkilemiş görünüyor. Pek çok kişi “bayramın eski tadı yok” diyerek dertleniyor. Sosyal medyada çıkan yorumlarda, bayram öncesi temizlik bile yapmak istemediğini söyleyen kullanıcılara rastlanıyor.

Fakat yoğunluğu ne kadar farklı olursa olsun, herkes bir şekilde bayramın tadını hissetmek istiyor. Bayram trafiğinde yollar yine dolup taştı. Tüm endişe ve engellere rağmen, insanların içinde eve dönme dürtüsü var. Bayram alışverişleri yine ihmal edilmedi. Salgının zorlamasına rağmen, bir çeşit rövanş duygusuyla bayramın hakkını vermek isteyenler de az değil.

Bayramın anlamını tartışmadan önce sıradan Çinlilerin bayram hikâyelerine bakalım.

   Sıradan Çinlilerin Bahar Bayramı hikâyeleri

Bayramın arife gününde, Hunan eyaletinde yaşayan Zhu Liangsu ailesi birlikte öğle yemeği yedi ve sohbet sırasında yakınlarda inşa edilen yüksek hızlı tren hattının bahsi geçti. Zhu, kendisinin de görmek istediğini, fakat oraya kadar yürüyemeyeceğini söyledi.

89 yaşındaki Zhu’nun 3 oğlu, hemen konuşup karar aldı; babalarını sırtlarında taşıyarak gezdirmeye karar verdiler.

Zhu’nun evinden yüksek hızlı tren hattına sadece çamurlu bir yol var. 3 kardeş dağ yolunda sırayla babalarını sırtında taşıyarak 40 dakika yürüdü ve nihayet hat yanına geldi. Gözyaşlarına boğulan Zhu, memleketinin giderek daha da güzelleştiğini söyledi.

Sıradan bir Çinli erkek, 83 yaşındaki annesinin iyi yürüyemediğini, annesine bayram hediyesi olarak başkasının attığı dağcı sopasını götürdüğünü söyledi. Giydiği ayakkabının delik olmasına rağmen atmayacağını, götürebildiği her şeyi eve götürdüğünü belirtti. Tasarruf ettiği her paranın oğlunun eğitimi ve evlenmesi için kullanılacağını vurguladı.

Genç bir Çinli kız üniversiteden mezun olduktan sonra bir kentte çalışıyor. Her Bahar Bayramı’nda bu kız mutlaka izin alıp memleketindeki dedesi ve babaannesinin yanına gidiyor. Aslında bu kız ilkokuldan sonra anne babasıyla başka bir eyalete yerleşti ve iki ihtiyarla pek uzun zaman geçirmedi. Ancak kız her Bahar Bayramı’nı dede ve babaannesiyle geçiriyor. Bazen anne babası memlekete dönmüyor, kız yine tek başına dönüyor. Başkalar ona nedenini sorduğunda kız dedi ki; çocukluğumu burada geçirdim. Dedem ve babaannemle bağım az buluşmalardan dolayı azalmadı. Şimdi onlar yaşlandı, mümkün olduğunca onlara eşlik etmek istiyorum.


Hibya Haber Ajansı tarafından servis edilen bu haberler Gazete Haberi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Haberi değil haberi geçen ajanstır.