Otizm en çok 12-18 ay öncesi dönemde görülüyor

Sağlık


Otizm spektrum bozukluğu hastalığı, 12 – 18 ay öncesinde daha sık görülürken 18-24 aya kadar normal gelişim, sonrasında gerileme ve beceri düzeylerinde sabitlik şeklinde de geç ortaya çıkabiliyor. Otizm tedavisinde uygulanan DIRFloortime seanslarının çocuğun doğal ortamında gerçekleştirildiğini belirten uzmanlar, bu sayede çocuğun diğerleri ile birlikte olmayı, etkinlik başlatmayı, kendi isteklerini karşı tarafa iletmeyi öğrendiğini ifade ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Ergoterapi Uzmanı Cahit Burak Çebi, otizm spektrum bozukluğu ve hastalığın tedavisinde kullanılan DIR Floortime yöntemi hakkında önemli bilgiler paylaştı.

Otizm 12-18 aydan önce daha sık görülüyor

 Otizm spektrum bozukluğu hastalığının 12-18 aydan önce erken ortaya çıkması şeklinde daha çok gözlemlendiğini belirten Ergoterapi Uzmanı Cahit Burak Çebi, “Otizm spektrum bozukluğu 18-24 aya kadar normal gelişim, sonrasında gerileme ve beceri düzeylerinde sabitlik şeklinde de geç ortaya çıkabiliyor.” dedi ve hastalığı işaret eden belirtileri şöyle sıraladı: 

Sosyal – duygusal karşılık vermede yetersizlik,

Sosyal etkileşim için kullanılan sözel olmayan iletişimsel davranışlarda yetersizlik, 

-İlişkileri geliştirmekte, devam ettirmekte ve anlamakta güçlük,

 Basmakalıp veya tekrarlayıcı motor hareketler, nesne kullanımı veya konuşma,

 Aynılıkta ısrarcılık, rutinlere sıkı sıkıya bağlı olma veya ritüelleşmiş   sözel ve sözel olmayan davranışlar,

 Konu veya yoğunluk açısından sıradışı sınırlı ve sabit ilgiler,

-Duyusal olarak aşırı ya da az duyarlılık veya uyaranların duyusal   boyutuna aşırı ilgi.

 DIR tedavisi iletişim temelli bir model

 Dr. Stanley Greenspan’ın yaratıcısı olduğu DIR tedavisinin gelişimsel, bireysel farklılıkları dikkate alan ve iletişim temelli bir model olduğunu belirten Ergoterapi Uzmanı Cahit Burak Çebi, “DIR modelinde 3 alt başlık yer alıyor. D-(developmental) altı İşlevsel Duygusal Gelişim Kapasitesi’ni, I-(Individual Differences) işitsel, görsel-uzamsal ve dokunsal işlemleme, motor planlama ve sıralama, kas tonusu ve koordinasyon, duyu düzenleme, dokunma, işitme, koku, tat, ağrı ve görme duyularını düzenleme gibi biyolojik bireysel farklılıkları ve R-(relationship based) ilişki ve duyguyu ifade ediyor.” ifadelerini kullandı.