Uyku apnesi kronik hastalıklara zemin hazırlayabiliyor

Sağlık


Yaşamımızın sağlıklı devam edebilmesinin en önemli koşullarından biri de doyurucu ve kaliteli bir uyku olarak tanımlanıyor. Ancak toplumun önemli bir kısmında görülen uyku apnesi ve horlama sorunu, uyku kalitesini bozarak sabah yorgun uyanılmasına ve gün içerisinde dikkat dağınıklığı ile halsizlik gibi birçok olumsuzluğa neden olabiliyor. Pozitif basınçlı hava veren cihazlar (CPAP) ve cerrahi işlemlerle tedavi edilebilen uyku apnesi rahatsızlığı, kontrol altına alınmadığı takdirde; diyabet, yüksek tansiyon, insülin direnci gibi önemli hastalıklara yakalanma riskini artıyor.  Memorial Ankara Hastanesi KBB Bölümü’nden Prof. Dr. Ümit Tunçel, uyku apnesi ve horlamanın sağlığa olumsuz etkileri ile tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. 

Kaliteli uyku sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi

Uyku sırasında gün boyu çalışan ve yorulan organlarımızın dinlenmesi gerekmektedir. Uyanık geçirilen zamanlarda vücutta çeşitli nedenlerle oluşan ve biriken toksinler ile serbest radikallerin etkisiz hale getirilmesi ve vücuttan uzaklaştırılması, antioksidan sistemin iyi çalışması ile mümkün olmaktadır. Bu sistemin sağlıklı çalışabilmesini sağlayan en önemli iki etken ise kaliteli uyku ve sağlıklı beslenmedir. 

10 saniyelik süre önem taşıyor

Sağlıklı uykuyu engelleyen en önemli etkenlerden biri olan uyku apnesi rahatsızlığı günümüz toplumunda sık izlenmektedir. Uyku apnesi, uyku sırasında en az 10 saniye süre ile ağız ve burundan nefes alamama veya nefesin durması olarak tanımlanmaktadır. Bu süre bazı insanlarda 80-90 saniyeye kadar uzayabilmektedir. Bu sürenin 10 saniyenin altında olması hastalığın patolojik olmadığını göstermektedir. 

Sabah yorgunluğu ve cinsel isteksizlik belirtiler arasında

Sabahları yorgun şekilde ve baş ağrısı ile uyanan kişiler bu durumun sebeplerini genellikle bilmemektedir. Ancak bu bulgular uyku apnesinin önemli belirtileri arasında bulunmaktadır. Bununla birlikte uykuda nefes kesilmesi, horlama, dikkat dağınıklığı, gün içinde uyku hali, kalp ritim bozuklukları, hipertansiyon, reflü ve cinsel isteksizlik de uyku apnesinin belirtileri olmaktadır. 

Uyku apnesi kandaki serbest radikallerin miktarını artırır

Horlayan ve uyku apnesi olan hastalarda ortaya çıkan serbest radikallerin temizlenmesi bir yana, ekstradan kanda oluşan serbest radikallerin miktarı daha fazla artmaktadır. Uyku apnesi hastalarında serbest radikallerin fazlalaşması ve etkisiz hale getirilememesine ek olarak bir de sağlıklı ve doğal gıdalar tüketilmemesi bu hastalarda insülin direnci, haşimoto, yüksek tansiyon ve diyabet gibi hastalıklara kapı aralamaktadır. 

Melatonin hormonu derin uykuda salgılanır

Uykuda sadece serbest radikallerin zararlı etkilerini engelleyen antioksidanlar salgılanmaz. Bunun yanı sıra büyüme hormonu (Growt faktör), beyni koruyan çok kuvvetli bir antioksidan olan melatonin gibi pek çok hormon, 6-8 saatlik uykunun en az 2-3 saatinin derin uyku olduğu zamanlarda üretilmektedir.  

Uyku apnesi “Sirkadiyen ritim” döngünüzü bozmasın

Sağlıklı uyku ile ilgili önemli bir diğer nokta da “Sirkadiyen ritim” döngüsüdür. Gece 03.00 civarında salgılanmaya başlayan, sabah 6-7 saatlerinde en üst notaya çıkan ve gece yatarken en düşük seviyeye inen kortizol hormonunun bu döngüsüne “Sirkadiyen ritim” denilmektedir. Bu durum sağlıklı beslenen, uyuyan, stresini kontrol edebilen insanlarda her gün gerçekleşen bir döngüdür. Bu döngünün her gün sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için sağlıklı uykuya büyük bir iş düşmektedir. Çünkü bu ritmin önemli bir kısmı uykuda geçmektedir.